13 05 2012

Ribbon: Aşk Üzerine Marazî Bir Deneme

Ribbon: Aşk Üzerine Marazî Bir Deneme |  görsel 1

kurdele-sarmasigi.blogspot.com Devamı

03 02 2012

Ribbonn: Akvaryum Dünya ve Vatkalı Omuzları

Ribbonn: Akvaryum Dünya ve Vatkalı Omuzları |  görsel 1

ribbonn-ribbonn.blogspot.com Devamı

11 07 2011

kesik saçlarına dokunamadığım devrimciye

  bu gece ağlamak ve şiir yazmak yok. dışarıya çok az çıkıyorum. bazen yeni cd'lere bakmak için, bazense umutlandığım bir film için. sokakta hiçbir gerçek tek başına dolaşacak kadar cesur değil. sokaklar ne dediği anlaşılmayan hayallerle dolu. varacakları hiçbir yer yok. zaten bir yer aramıyorlar. o yüzden eğildikleri bir alın yok. ağlamaya utanacakları bir şiir yok. s22 hayatın suçu diye geçiştirdiğimiz bütün ihanetler biz değil miyiz? sevdiğin resimlerin, sevdiğin kitapların, sevdiğin kadınların düşmanı. bu yüzden seni üzmenin bir yolunu hep bulacaklar. sana iyi şeylerden bahsetmek istiyorum. iyi olan şeyler. iyi ve uzun olan. bizi sevgi dolu ve güçlü yapan şeyler. gülmeyi yeni öğrenen bir çocuk gibi acemiyim. sana anlatacak doğru dürüst bir gerçek, ya da avutacak kadar güzel bir yalan bulmalıyım. sadece seni hayatımda üç kez görmüş ve unutamamış olabilirim. sadece seni sevmiş olabilirim..... s29   her elveda kırık bir merhaba,dır aslında yapsana beni kurtarsana s54 sahipsiz bulduğumuz her konuşmayı, her anıyı, her susuşu yalan yapıp içimize doldurduk. aradığımız neydi bilmiyorum. bu o kadar da önemli değildi. sevimli, aşık, çekingen korkuluklar gibiydik. gerçek denilen kötü kokulu kargaları kovuyorduk. s59 yüzüme bakıyorum acım beni yaşlandırmış olabilir mi? ... hangi fotoğrafın gülen yüzüydüm? s65 sevincim bazen tepetaklak olsa da o 'sadece aşk' demek olan müziği dinliyorum ... hala kırmızı bakıyorsam senin gölgenle bıkmadan dans ettiğim içindir ... hala çıkıp geleceksin sanıyorum s66 tanrıya son sözümü söyledim; terbiye borcum yok dünyaya... s74   s.16 - "insan bir pinpo... Devamı

27 06 2011

nasıl çıkar?

    Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede, düşünce adamı nasıl çıkar? Devamı

27 06 2011

Picasso

    Ortaya neyin çıkacağını önceden bilemezsiniz. Ama çizmeye başlar başlamaz bir fikir ya da bir öykü doğar. Hepsi bu. Sonra öykü genişler, yaşamda ya da sahnede olduğu gibi. Ve çizim başka çizimlere dönüşür. Tıpkı romandaki bir gelişme gibi.   Devamı

23 06 2011

x ve y kromozomu diyalog 1 + 2

      y: bütün yaptıkları sürekli sevişmek olan bir tür maymun var. biliyor musun? şiddete en az eğimli, en huzurlu, en mutlu maymun türü onlarmış. belkide önüne gelenle yatmak o kadar da kötü bir fikir değildir. x: maymunlardan mı bahsediyosun? y: evet x: tabi canım. y: niye? x: bunu hiç duymamıştım. ama önüne gelenle yatmalarını meşrulaştırmaya yarayan mükemmel bir erkek söylemine benziyor. y: dişi maymunlar da önüne gelenle yatıyor. herkes önüne gelenle yatıyor. x: evet çok hoş. feminizmin önüne gelenle daha rahat yatabilmek için erkekler tarafından icat edildiği gibi korkunç, paranoyak bir görüşüm var. "kadın kafanı özgürleştirir, bedenini özgürleştirir, benimle yat." "istediğim kadar sevişebildiğim sürece hepimiz mutlu ve özgürüz." y: ama işin içinde bazı biyolojik olaylar vardır. içinde 99 kadın ve sadece 1 erkeğin yaşadığı bir oda düşün. bir yıl içinde 99 bebeğin doğma olasılığı var. ama bir odada 99 erkek ve 1 kadın var yaşarsa, bir yıl içerisinde sadece bir bebek doğma olasılığı var. x: o odada sadece 43 erkek hayatta kalır bence. o zavallı kadınla yatabilmek için birbirlerini öldürürler. öbür adada ise 99 kadın, 99 bebek olur ve hiç erkek kalmaz. çünkü hepsi bir araya gelip erkeği canlı canlı yerler   y: öyle mi x: aynen öyle. y: evet, aslında kadınlar, rahatlıkla bir erkeği mahvedebilir. x: bence kadınlar erkekleri yok etmeyi istemezler. isteseler bile, bunu başaramazlar. hatta eminim ki erkekler kadınları yok ediyor. ya da kadınlardan daha fazla yok etme kapasitesine sahipler. n... Devamı

18 06 2011

oyunun kuralı

        Oyunun kuralıymış, öğrendim. Eğer şifreyi yüksek sesle söylemeye çalışırsan, suçlu ilan edilirsin. Üstelik suçun şifreyi yüksek sesle söylemeye çalışmak olmaz. Tam da senin karşı durduğun, mücadele ettiğin bir tutum sana mal edilir. Örneğin bir rahibeysen, fahişelik yapmakla suçlanırsın. Hayatını İslami değerlerin canlı tutulmasına adamış bir insansan, boynuna, içki ya da uyuşturucu tüccarı yaftası asılır. Ya da bir antimilitarist olarak bombacılıkla suçlanırsın. Ve bu öyle kriminal bir tarzda yapılır ki sen savunmaya itilirsin. Yani bir odağın üzerine yürürken, kendinle uğraşmaya başlarsın. Suçlamalar sürekli tekrarlanır, tekrarlanır... Bunlar iddia biçiminde de verilse, çamur izini bırakır ve herkes sana baktığında bu suçlamaları hatırlar. Artık sen asla eski kimliğini sürdüremezsin. Bir düşünce suçlusu değilsindir. Barış suçlusu da ilan edilmezsin. Savaş örgütü, seni terörize eder ve yeni bir kimlikle milyonların karşısına çıkarır.     Devamı

10 06 2011

Gecenin Sonuna Yolculuk

    Yıllar sonra bunları yeniden düşündükçe, bazen kimilerinin kullanmış oldukları sözcükleri ve bizzat o kişileri yeniden yakalayabilmek mümkün olsa keşke diyesi geliyor insanın, bize tam olarak ne demek istemiş olduklarını sormak için...Ama giden gitmiştir... Kimse onlar hakkında birşey bilmiyor artık. Bu durumda gecenin içindeki yolculunuzu tek başınıza sürdürmekten başka çare kalmıyor. Devamı

10 06 2011

Tımarhane Günlüğüm

      Şu deliler neden büyümez? Deliler korkar mı büyümekten? Yoksa Nietszche'nin dediği gibi "en güyük olgunluğun çocukluğa ulaşmak" olduğunu bilirler mi yüreklerinde?     Devamı

08 06 2011

Aynadaki Muamma

    - Neden uyumamızı gerektiren bir şekil yaratıldığımızı merak ediyorum. - Bu da dinlenmenin bir yolu. Bazıları rüya görmemiz gerektiğini de düşünürler. - Neden? Annesi derin bir nefes alıp verdi. - Bilemiyorum. - Ama ben cevabını biliyorum sanırım. - Öyle mi? - Rüya görmemiz gerekiyor çünkü rüya görerek her şeyden uzaklaşabiliriz.     Devamı

08 06 2011

Kör Baykuş(Bûf-i kûr)

      Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. Duvardan doğru eğilmiş, yazdıklarımı oburca yutmak, yok etmek isteyen gölgeme. İşte onun için denemek istiyorum: Birbirimizi ola ki daha iyi tanırız. Uzun zamandır başkalarıyla bütün bağlarımı koparmışım, kendimi daha iyi tanımak istiyorum. Ne boş düşünce! Devamı

08 06 2011

Merhamet ve Metanet - Grace and grit

    ...ama insan sürekli bir erteleme ya da hatırlatma halindedir; şu anı yaşamaz, ardına bakıp geçmişe ağıt yakar ya da onu çevreleyen güzellikleri görmeksizin parmak uçlarının üzerinde durup geleceği görmeye çalışır. Bir öğrenci Zen üstadına gidip ''Ölümden sonra bize ne olacak?'' diye sormuş. Ve Zen üstadı ''Bilmiyorum'' diye cevap vermiş. Öğrenci donup kalmış. ''Bilmiyor musunuz? Siz bir Zen üstadısınız!'' ''Evet, ama ölü bir Zen üstadı değilim!'' Devamı

08 06 2011

Bir Kadının Ruhuna Ağıt

    Susuzluğumu giderecek bir yol düşünmeye başladım. ağlayıp, göz yaşlarımı yudumlamak geldi aklıma. Ama şimdi ağlamak için çok mutluydum. Artık dayanamadığımı düşünürken, birden acılarım dinmiş gibi göründü. Neredeyse, sükun içinde hissettim kendimi. Hücremin yalnızlığında en fazla acıyı, durumumu kabullenmeyi reddettiğimde çektiğimi fark etmiştim.     Devamı

01 06 2011

buradayım, çünkü hayat için bir çözüm yolu yok.

        ve kalbim, tutkusundan taş devri çıplaklığını yaşıyor. ehlileşmek istemiyorum. çünkü aralıksız heyecanlıyım. dünyanın bütün lokomotifleri aynı anda düdük çalsalar, çaresizliğimi dile getiremezler. ben, belkide hiçbir şey olamamışların kralıyım. çünkü herhangi bir şeyin kralı olduğumdan adım gibi eminim. ben ki biri keman çalsa yaşama hırsıyla dolar taşarım; kendimi zevkten öldürebilirim; bütün kadınlar için aşktan ölebilirim; bütün şehirler için gözyaşı dökerim. buradayım, çünkü hayat için bir çözüm yolu yok.     Devamı